| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bilgi ve Paylaşma Adına,Çocuklarda,Gelişim,Bilgi Bankası,Yüksek Yetenek Kişisel ve Manevi Gelişim,

Bireysel Gelişim ve Kişisel Başarı Kitapları Kişisel Gelişim Şiirleri, Hızlı Okuma Öğrenmeyi bilmek Öğren,Yüksek Yetenek Kişisel ve Manevi Gelişim,süper yetneklilik,çok başalı olmak,

3 "bilgi bankası" etiketi kullanan gönderi "bilgi bankası" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

KENDİNİZE GÜVENEREK GELİŞİN

 
 
 

Özgüven şu kavramlarla tanımlanabilir: fikirlerini kabul ettirmek, iyimserlik, istekli olmak, sevgi, gurur, bağımsızlık, güven, eleştirilere açık olmak, duygusal olgunluk ve kapasitesini doğru değerlendirme becerisine sahip olmak.

Özgüven Nedir?

Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik, boyun eğme, aşırı uyum gösterme, yalnızlık, eleştirilere karşı hassas olma, güvensizlik, depresyon, aşağılık duygusu ve sevilmediğini hissetme gibi kavramlarla tanımlanabilir.

Özgüven Eksikliği Nasıl Gelişir?

Aşağılık duygusu, umutsuzluk gibi duyguları, genellikle evde, okulda veya işte yaşadığımız kimi olumsuz yaşam deneyimlerinden sonra ortaya çıkar. Örneğin, siz büyüme aşamasındayken, ebeveynleriniz size sağlıklı ve destekleyici bir çevre sağlayamamış olabilir. Size karşı çok eleştirel, talepkar ve/veya aşırı koruyucu olabilirler. Sonuç olarak, kendiniz hakkında olumsuz düşünmeye başlarsınız.

Aileden birini veya yakın bir arkadaşı kaybetmek. Örneğin: anne-babanızın boşanması, evinizden ilk kez ayrılıyor olmak (ailenizden ve arkadaşlarınızdan ayrı olmak), erkek/kız arkadaşınızdan ayrılmak.

Başarısızlık, hayal kırıklığı gibi olumsuz olayları bir deneyim gibi algılamaktansa, bunların üzerinde fazla durmak.

Kendini veya yeteneklerini çok acımasız bir şekilde eleştirmek.

Olayların sonuçlarını, gerçekte olduklarından daha kötü bir şekilde değerlendirmek.

Ailenizin ve arkadaşlarınızın, sizinle ilgili istek ve beklentilerini karşılayabilmek için çok fazla baskı hissetme ve bu durumun sizin kendi kimliğinizi geliştirmenize ve kendinize ait kararlar almanıza mani olması.

Gerçekçi olmayan hedefler belirleme.

Başarısızlık korkusu. Örneğin; bir dersinizden kaldığınızda, kendinizi bir dersten kalmış, iyi bir insan olarak düşünmektense, işe yaramaz ve başarısız biri olarak düşünmek.

Özgüveninizi Nasıl Arttırırsınız?

Kendiniz hakkında olumlu düşünün.

Gerçekçi olan ve beklentilerinizi karşılayan hedefler belirleyin. Makul seviyede hedefler belirleyin ki, böylece başardığınız şeyler, başta ulaşmayı düşündüğünüz hedeflerlere yakın olsun. Bu durum, özgüveninizi ve kendinizle ilgili memnuniyetinizi destekler. Psikolojinin öncülerinden William James şöyle der: � Kendinden memnun olmak = Ne başardığımız / Başarmayı hedeflediğimiz şey �

Bir şey başardığınızda kendinizle gurur duyun ve kendinizi ödüllendirin.

Kötü veya üzücü bir şey olduğunda, olumsuz düşüncelerinizin farkına varın. Tamamen duygularınızla hareket etmek yerine, içinde bulunduğunuz durum hakkında mantıklı olarak düşünün.

Zayıf taraflarınız yerine, güçlü taraflarınıza ağırlık verin. Belirli konularda, diğerlerine göre daha becerikli ve iddialı olduğunuzun ve hayatınızın her alanında mükemmel olmanın imkansız bir şey olduğunun farkına varın.

Yaptığınız ve başardığınız şeyleri sadece şansa bağlamayın. Bunun yerine, kişisel başarılarınız için kendinizle de gurur duyun.

Fikirlerinizi savunun. Diğer bir ifadeyle, başkalarının haklarını ihlal etmeden, kendi duygularınızı, düşüncelerinizi, inançlarınızı, ihtiyaçlarınızı, dürüst ve net bir şekilde ifade etmeyi öğrenin.

Haklarınıza sahip çıkmayı öğrenin ve sizin için makul olmayan isteklere �hayır� deyin. Fikirlerinizi açık ifade edebilme konusunda alacağınız bir eğitim, özgüveninizin gelişmesinde size çok yardımcı olabilir.

Yaşamınızda önemli olduğuna inandığınız sorunların bir listesini çıkartın. Daha sonra bunları iyileştirmenin veya değiştirmenin yollarını yazın. Bütün sorunlarınız tabii ki kolay ve hızlı bir şekilde çözülemez ama hemen harekete geçebileceğiniz bazı alanlar da olacaktır.

Özgüveni İyileştirmek için Hatırlanması Gerekenler

Kötü şeyler yerine iyi şeylere ağırlık verin.

Kendiniz hakkında olumlu düşünün.

Deneyimlerinizden ders çıkartın.

Gerçekçi hedefler belirleyin.

Cesaretli olun.

Öğrenmeye devam edin.

İşe yarar şeyler yapın.

Basitliğe önem verin.

Değişimi hoş karşılayın.

7 SANİYEDE İŞİ NASIL KAPARSINIZ

7 SANİYEDE İŞİ NASIL KAPARSINIZ ?
 
 
İnsanların nasıl ilk izlenim edindiğini öğrenin

Araştırmalar gösteriyor ki biriyle tanıştığınızda, izlenimin % 93’ü görünüş, beden dili gibi sözlü olmayan veriler üzerine kurulur. Kullandığınız kelimelerse izlenimin sadece % 7’sini oluşturur. İlk karşılaşma telefonda gerçekleşse de nasıl algılandığınızın % 70’i sesinizin tonuna, % 30’u kelimelerinize göre değerlendirilir. Yani, ne söylediğiniz değil, nasıl söylediğiniz önemli.

İlk 12 kelimenizi dikkatli seçin

Araştırmalar her ne kadar birebir görüşmelerde kelimelerinizin, insanların sizin hakkınızdaki düşünceleri üzerinde % 7 etkisi olduğunu gösterse de siz yine de işi şansa bırakmayın. Görüşmeciyle tanıştığınızda bir kaç teşekkür cümlesi kurun. "Bana vakit ayırdığınız için teşekkürler" gibi... Siz takdir ettiğinizde insanlar da sizi takdir eder.

Karşınızdakinin ismini kullanın

Kendi isminizden kulağa daha hoş gelen başka bir şey yoktur. İlk 12 kelimenizde ve ilk 7 saniye içinde görüşmecinin ismini kullanmanız, ona değer verdiğiniz ve odaklandığınız mesajını verecektir. İsmiyle çağrılmak kadar hiçbir şey insanların dikkatini çekmez.

Saçınıza dikkat edin

Çünkü görüşmeci de edecektir. Biriyle tanıştığınızda dış görünüşünüzle ilgili olarak, ilk etapta saçınız ve yüzünüz dikkat çekecektir. Hiç kimse saçı stili profesyonel olmayan, dağınık saçlı biriyle çalışmak istemez.

Ayakkabılarınızın temiz olmasına özen gösterin

İnsanlar yüzünüzden hemen sonra ayaklarınıza bakar. Ayakkabılarınız temiz değilse, görüşmeci detaylara önem vermediğinizi düşünecektir. Ayakkabılarınız boyanmış ve iş ortamına uygun olmalı. Ayakkabınız kapıdan çıkarken giydiğiniz son şey olabilir ama insanların ilk dikkat ettikleri şeylerden biridir.

Hızlı yürüyün

Araştırmalar gösteriyor ki diğerlerinden % 10-20 daha hızlı yürüyen insanlar, önemli ve enerjik olarak görülüyor. Bu tam da potansiyel işvereninizin aradığı bir tip. Etkilemek istiyorsanız, temponuzu arttırın ve sanki bir yere yetişiyormuşsunuz gibi hızlı yürüyün.

İyi el sıkmayı öğrenin

Potansiyel işvereninizle tanıştığınızda, ilk yaptığınız elinizi uzatmaktır. Her iş adamı bilir ki iyi bir tokalaşma kendinden emin olmalıdır. Ancak görüşmelerde genelde, insanlar gevşek bir tokalaşma yaparlar. Eğer iyi bir başlangıç yapmak istiyorsanız, karşınızdakinin elini tam olarak kavramalı ve kendinden emin bir şekilde ama hafifçe tokalaşmalısınız. Böylece iyi bir iş ilişkisinin başlangıcını gerçekleştirmiş olursunuz.

Beden dilinizle sözlü mesajlarınızı uyumlu hale getirin

Tebessüm ya da memnun bir ifade, görüştüğünüz kişiye orada bulunmaktan memnun olduğunuz mesajını verir. Göz kontağı kurmak, söylenenlere dikkat ettiğinizi ve ilgilendiğinizi gösterir. Görüşmeciye doğru eğilmeniz, konuşmaya dahil olduğunuzu gösterir. İlgili ve ilginç görünmek için mümkün olduğunca çok işaret kullanın.

Görüşme sürecinde, her hareketinizi planlayabilirsiniz. Görüşmeyi ayarlar, hazırlanır ve sunumunuzu yaparsınız. Ancak potansiyel işverenler her an her yerde karşınıza çıkabilir. Bu nedenle her an iyi bir izlenim yaratmak için hazır olun.

Kişisel Gelişim İmaj ve Kariyer

gözyaşıİnsan isteyerek üzebilir mi sevdiğini? Ya isteden olmuştur, ya da sevdiğini sandığı halde sevmiyordur. Eğer seviyorsa elinden geleni yapmalıdır aynı durumun tekrarlanmaması için, her ne kadar kendisi acı çekeceksede…

İşte o gün anladım senden uzak durmam gerektiğini, seni üzdüğüm gün. Senin beni sevmemene, senin benden nefret etmene katlanabilirm ama seni üzmeye asla. Seni üzdüğüm her saniye için özür dilerim. N’olur affet beni…

Çoğu zaman bizi rahatsız eden sitelere rastlarız fakat elimizden birşey gelmediği için kapatmakla yetiniriz. Eğer sizi rahatsız eden konu, sitenin çocuk istismarlığı yapması, sağlık için tehlikeli madde teğminine yardımcı olması ya da uyuşturucu ve benzeri bir maddeye özendirmesi, kumara fuhuşa yönlendirmesi, Atatürke karşı saygısızlık vb konular içermesi ise bu sitelerin kapatılmasını sağlıyabilirsiniz.Tek yapmanız gereken yerlere, şikayette bulunmak. Sakıncalı gördüğümüz siteleri şikayet edelim ve yarınlara güvenilir bir internet ortamı sunalım.


gülümseSabahın bir köründe kalkarsınız, daha uykunuzu alamadan giyinip kuşanıp koştur kuştur durağa gidersiniz. Bir dizi insan… Hepsi de birbirinden daha somurtkan olmak için gizli bir yarışa girmişlerdir sanki… İşinize ya da okulunuza vardığınızda aynı manzaranın bir başka versiyonuyla karşılaşırsınız.

“Yav” dersiniz kendi kendinize “Bir Allah’ın kulu da güne güzel başlamaz mı?”

İnanın, bu sorduğunuz soruyu her insan bir şekilde kendisine soruyor.

Hadi sabahı bir derece anlarım. Kargalar kahvaltı başına oturmadan kalkmanın verdiği bir mahmurluktur. Tabiri caizse daha afyonunuz patlamamıştır. Peki öğlen? Akşam? İkindi vakti? Akşam üstü,Sabahın bir köründe kalkarsınız, daha uykunuzu alamadan giyinip kuşanıp koştur kuştur durağa gidersiniz. Bir dizi insan… Hepsi de birbirinden daha somurtkan olmak için gizli bir yarışa girmişlerdir sanki… İşinize ya da okulunuza vardığınızda aynı manzaranın bir başka versiyonuyla karşılaşırsınız.

“Yav” dersiniz kendi kendinize “Bir Allah’ın kulu da güne güzel başlamaz mı?”

İnanın, bu sorduğunuz soruyu her insan bir şekilde kendisine soruyor.

Hadi sabahı bir derece anlarım. Kargalar kahvaltı başına oturmadan kalkmanın verdiği bir mahmurluktur. Tabiri caizse daha afyonunuz patlamamıştır. Peki öğlen? Akşam? İkindi vakti? Akşam üstü?…

En basiti, gideriz fotoğrafçıya, “Abi” ya da “Hanım Abla, biraz tebessüm edin şimdi” der. İşte o an ‘nerden çıktı bu yaa!..‘ deriz. O anda dünyanın en zor işidir bu.

Gülümsemek neden bu kadar zor, hala anlayabilmiş değilim. İş kızmaya, söylenmeye, surat asmaya gelince çekinmiyoruz maşallah.

Oysa bir gülümseme için nerdeyse bir ‘oynayamam yerim dar’ demediğimiz kalıyor. (o kadar kızmışım ki yazarken suratımın davul gibi gerildiğini hissediyorum)

Yüzümüzde toplam 60 kas bulunmaktadır. Şimdi suratınızı bir asın bakıyım…

Şu anda bir somurtmak için toplam 40 kasınızı hareket ettirdiniz. (birkaç dakika bu pozisyonda durursanız, kaslarınızın yanı sıra duygularınız da harekete geçecek. Amman değişmeden hemen diğerine geçelim…)

Şimdi de gülümseyin Hadiiiii… Bu yazıyı nerde okuduğunuz beni ilgilendirmez. Kafede, okula, işte. Somurttunuz, şimdi de bunu deneyin… GÜLÜMSEYİN

Ve sadece 20 kasın hareketiyle kendinizi daha rahat ve mutlu hissettiniz değil mi? O zaman gülümsemenin formülü için şöyle diyebilir miyiz:

GÜLÜMSEMEK = Minimum enerji+ maksimum fayda

Değerli Hocam Sn. Dr. Ala ELCİRCEVİ’nin yanında başladığım ilk kenelik zamanlarımda (Allah Allah, bu kene lafı da nerden çıktı diyorsanız bakınız çok özgeçmişim) bana ilk olarak sürekli gülümsemem gerektiğini çünkü bunun gerek eğitim verirken, gerekse günlük hayatta bana çok katkısının olacağını söylemişti. Gerçekten de çok çok çok haklı olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum…

İletişim kurarken sihirli bir anahtar gibi kullanabilirsiniz gülümsemeyi… Kendi yüzünüzle birlikte başka yüzleri de aydınlatmış olursunuz. Fena mı işte???

Tamam, hadi bırakın beni… Deyin ki, Özge, kafasına göre yazmış! Yapılan araştırmalar da benimle aynı görüşü paylaşıyor:

The Sun gazetesi, Psikolog Dr David Lewis’in 109 denek üzerinde yaptığı araştırmaya geniş yer verdi. Buna göre gülümsemek 16 bin sterlin (40 bin YTL) ya da 2 bin çikolataya eşit değerde. (Not: Saygı değer eğitimci arkadaşım Ramadan Balkı, bu kısmı okuduğunda durmadan gülümsemeye başladı ve sonunda sordu “Özge, sana 40 bin YTL değerinde gülümsedim, lütfen paramı alabilir miyim? )

Çünkü gülümseyen bir yüz fotoğrafı gösterilen denekler, kendilerine para ve çikolata verildiğinde aynı oranda mutlu oldu.

Alman Dr. Heiner Uber ”Gülme Prensibi” adlı kitabında gülmenin yararlarından bahsetmiş. Burada sizinle paylaşmak istiyorum:

1- Kötü huylu tümörlerle mücadele eder
2- Soğuk algınlığından korur
3- Şeker hastalığına karşı korur
4- Tansiyonun dengede kalmasını sağlar
5- Vücuttaki ağrıların azalmasını sağlar
6- Stresi yok eder
7- Mutlu hissettirir
8- Saldırgan ve sinirli olmayı engeller
9- Fiziksel olarak iyi hissetmenizi sağlar
10- Sindirime yardımcı olur

Hani her sabah soruyorduk ya, “Bir Allah’ın kulu da güne güzel başlamaz mı?” diye, bugün sizin sayenizde bir kişi bu soruyu sormasın kendisine. Ne dersiniz? Hoş olmaz mı?

Gelecek ve kişisel gelişim,Kisisel Gelisim Dunyasi,Kendini Gelistir Bireysel ,Bilgi Bankası,bilişsel gelişim, çocuğun çevresindeki bilgileri ,Gelecek ve kişisel gelişim,Kisisel Gelisim Dunyasi,Kendini Gelistir Bireysel ,Gelisim kisisel,Kişisel Gelişim İmaj ve Kariyer , Kişisel Gelişim Dünyası ,Beyin Gücü,Kariyer Rehberi,Yabancı Dil Bilgisi,Ataleti Yenmek,Kişisel İmaj,Geliştirilen Kitaplar,Başarılı Öğrenci Güçlü Hafıza,Motive Olmak,İnsan İlişkileri,Özgüven Geliştirme,Motivasyon Mesajı,Kişisel Gelişim ingilizce öğrenen insanların yaşadığı en büyük sorunlardan birisi de hiç farkedilmese de Türkçe dilbilgisi eksikliğidir. Ana dilini iyi tanımayan, kelime, cümle yapılarını bilmeyen bir kişinin yabancı bir dili öğrenebilmesi kıyas yapamıyacağı için zordur, Sitemizde ders anlatımlarında nesne, fiil, eylem,gereklidir