POZİTİF VE NEGATİF ENERJİ HAYATIMIZDA NASIL ÇALIŞIR
|
|
||
|
Bireysel Gelişim ve Kişisel Başarı Kitapları Kişisel Gelişim Şiirleri, Hızlı Okuma Öğrenmeyi bilmek Öğren,Yüksek Yetenek Kişisel ve Manevi Gelişim,süper yetneklilik,çok başalı olmak,
|
|
||
|
|
||
|
|
||||
|
||||
|
||
|
|
|
||
|
İletişim
kurmakta güçlük çeken insanları uzmanlar,“zor insanlar” olarak
adlandırılıyor. Zor insanlar, toplumdan topluma, kişiden kişiye göre
farklı olarak tanımlansa da temelde benzer davranışlar gösteriyorlar.
Tüm zor insanların inatçı, hırslı ve kaprisli oldukları görülüyor.
Ancak unutmayın ki, insanları değil ama davranışlarını değiştirmek
sizin elinizde.
Pek çok kişi çevresindeki zor insanlardan şikayet eder. Evde,
işte, okulda kısacası her ortamda bir zor insan bulunur. Oysa aslında
“zor insan” diye bir şey yok. Zorlayıcı davranışlar var. Ve maalesef
bazı insanlar sürekli bu şekilde bir davranış içinde
bulunuyorlar. “Coping With Difficult PeopleZor İnsanlarla Başa Çıkmak” kitabının yazarı Robert M. Bramson
bazı insanların neden farklı tavırlar sergilediklerini şöyle açıklıyor:
“Bazı insanlar karşılarındakinin performansını düşürmek ve onların
şevkini kırmak için bilerek ‘zor’ tavırlar sergiler.” Her zor insan
birbiriyle aynı davranışları sergilemez. Bazı zor insanlar sürekli
konuşup hiç dinlemezken, diğerleri de hep son sözü söylemeyi tercih
eder. Kimisi sürekli sizi eleştirir. Bazısı sessiz, bazısı agresif
olabilir. Doç. Dr. Kültegin Ögel zor insanların davranışlarını şu şekilde belirtiyor: |
İnsan
isteyerek üzebilir mi sevdiğini? Ya isteden olmuştur, ya da sevdiğini
sandığı halde sevmiyordur. Eğer seviyorsa elinden geleni yapmalıdır
aynı durumun tekrarlanmaması için, her ne kadar kendisi acı çekeceksede…
İşte o gün anladım senden uzak durmam gerektiğini, seni üzdüğüm gün. Senin beni sevmemene, senin benden nefret etmene katlanabilirm ama seni üzmeye asla. Seni üzdüğüm her saniye için özür dilerim. N’olur affet beni…
Çoğu zaman bizi rahatsız eden sitelere rastlarız fakat elimizden birşey gelmediği için kapatmakla yetiniriz. Eğer sizi rahatsız eden konu, sitenin çocuk istismarlığı yapması, sağlık için tehlikeli madde teğminine yardımcı olması ya da uyuşturucu ve benzeri bir maddeye özendirmesi, kumara fuhuşa yönlendirmesi, Atatürke karşı saygısızlık vb konular içermesi ise bu sitelerin kapatılmasını sağlıyabilirsiniz.Tek yapmanız gereken yerlere, şikayette bulunmak. Sakıncalı gördüğümüz siteleri şikayet edelim ve yarınlara güvenilir bir internet ortamı sunalım.
Sabahın
bir köründe kalkarsınız, daha uykunuzu alamadan giyinip kuşanıp koştur
kuştur durağa gidersiniz. Bir dizi insan… Hepsi de birbirinden daha
somurtkan olmak için gizli bir yarışa girmişlerdir sanki… İşinize ya da
okulunuza vardığınızda aynı manzaranın bir başka versiyonuyla
karşılaşırsınız.
“Yav” dersiniz kendi kendinize “Bir Allah’ın kulu da güne güzel başlamaz mı?”
İnanın, bu sorduğunuz soruyu her insan bir şekilde kendisine soruyor.
Hadi sabahı bir derece anlarım. Kargalar kahvaltı başına oturmadan kalkmanın verdiği bir mahmurluktur. Tabiri caizse daha afyonunuz patlamamıştır. Peki öğlen? Akşam? İkindi vakti? Akşam üstü,Sabahın bir köründe kalkarsınız, daha uykunuzu alamadan giyinip kuşanıp koştur kuştur durağa gidersiniz. Bir dizi insan… Hepsi de birbirinden daha somurtkan olmak için gizli bir yarışa girmişlerdir sanki… İşinize ya da okulunuza vardığınızda aynı manzaranın bir başka versiyonuyla karşılaşırsınız.
“Yav” dersiniz kendi kendinize “Bir Allah’ın kulu da güne güzel başlamaz mı?”
İnanın, bu sorduğunuz soruyu her insan bir şekilde kendisine soruyor.
Hadi sabahı bir derece anlarım. Kargalar kahvaltı başına oturmadan kalkmanın verdiği bir mahmurluktur. Tabiri caizse daha afyonunuz patlamamıştır. Peki öğlen? Akşam? İkindi vakti? Akşam üstü?…
En basiti, gideriz fotoğrafçıya, “Abi” ya da “Hanım Abla, biraz tebessüm edin şimdi” der. İşte o an ‘nerden çıktı bu yaa!..‘ deriz. O anda dünyanın en zor işidir bu.
Gülümsemek neden bu kadar zor, hala anlayabilmiş değilim. İş kızmaya, söylenmeye, surat asmaya gelince çekinmiyoruz maşallah.
Oysa bir gülümseme için nerdeyse bir ‘oynayamam yerim dar’ demediğimiz kalıyor. (o kadar kızmışım ki yazarken suratımın davul gibi gerildiğini hissediyorum)
Yüzümüzde toplam 60 kas bulunmaktadır. Şimdi suratınızı bir asın bakıyım…
Şu anda bir somurtmak için toplam 40 kasınızı hareket ettirdiniz. (birkaç dakika bu pozisyonda durursanız, kaslarınızın yanı sıra duygularınız da harekete geçecek. Amman değişmeden hemen diğerine geçelim…)
Şimdi de gülümseyin Hadiiiii… Bu yazıyı nerde okuduğunuz beni ilgilendirmez. Kafede, okula, işte. Somurttunuz, şimdi de bunu deneyin… GÜLÜMSEYİN
Ve sadece 20 kasın hareketiyle kendinizi daha rahat ve mutlu hissettiniz değil mi? O zaman gülümsemenin formülü için şöyle diyebilir miyiz:
GÜLÜMSEMEK = Minimum enerji+ maksimum fayda
Değerli Hocam Sn. Dr. Ala ELCİRCEVİ’nin yanında başladığım ilk kenelik zamanlarımda (Allah Allah, bu kene lafı da nerden çıktı diyorsanız bakınız çok özgeçmişim) bana ilk olarak sürekli gülümsemem gerektiğini çünkü bunun gerek eğitim verirken, gerekse günlük hayatta bana çok katkısının olacağını söylemişti. Gerçekten de çok çok çok haklı olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum…
İletişim kurarken sihirli bir anahtar gibi kullanabilirsiniz gülümsemeyi… Kendi yüzünüzle birlikte başka yüzleri de aydınlatmış olursunuz. Fena mı işte???
Tamam, hadi bırakın beni… Deyin ki, Özge, kafasına göre yazmış! Yapılan araştırmalar da benimle aynı görüşü paylaşıyor:
The Sun gazetesi, Psikolog Dr David Lewis’in 109 denek üzerinde yaptığı araştırmaya geniş yer verdi. Buna göre gülümsemek 16 bin sterlin (40 bin YTL) ya da 2 bin çikolataya eşit değerde. (Not: Saygı değer eğitimci arkadaşım Ramadan Balkı, bu kısmı okuduğunda durmadan gülümsemeye başladı ve sonunda sordu “Özge, sana 40 bin YTL değerinde gülümsedim, lütfen paramı alabilir miyim? )
Çünkü gülümseyen bir yüz fotoğrafı gösterilen denekler, kendilerine para ve çikolata verildiğinde aynı oranda mutlu oldu.
Alman Dr. Heiner Uber ”Gülme Prensibi” adlı kitabında gülmenin yararlarından bahsetmiş. Burada sizinle paylaşmak istiyorum:
1- Kötü huylu tümörlerle mücadele eder
2- Soğuk algınlığından korur
3- Şeker hastalığına karşı korur
4- Tansiyonun dengede kalmasını sağlar
5- Vücuttaki ağrıların azalmasını sağlar
6- Stresi yok eder
7- Mutlu hissettirir
8- Saldırgan ve sinirli olmayı engeller
9- Fiziksel olarak iyi hissetmenizi sağlar
10- Sindirime yardımcı olur
Hani her sabah soruyorduk ya, “Bir Allah’ın kulu da güne güzel başlamaz mı?” diye, bugün sizin sayenizde bir kişi bu soruyu sormasın kendisine. Ne dersiniz? Hoş olmaz mı?